Ne biliyorsun hakkında, ne yapabilirsin neler başarabilirsin. Yada ne kazanabilirsin kendine dair.
Bir ev mi? Lüks bir araba? Yoksa kocaman bir gemi. Bunlara sahip olabilirsin.
Peki ya huzura? Sağlığa? Bunlara ne kadar sahip olabilirsin. Sen neyi çok istedin arkadaşım hayattan? Ne olmadı istedin de. Neyi nasıl istedin.
O'nu ne kadar sahiplendin?
Bir şeye sahip olmak o kadar da önemli değildir bu hayatta. İmkansız diye bir şey yoktur. Sen istedikten sonra. Önemli olan sahip olduklarının değerini bilmek. Ve sahip olduklarına sahip çıkmak. Bütün mesele burada. Sahip çık.
Sağlığına, sevgine, aşkına, inandığın şeye, inanmadıklarına bile. Sahip çık. Çık ki ne sen benliğini kaybedesin ne de sahip olduğun güzellikleri.
Şimdi iki yol var önünde;
Ya hayatın bir anlamı yoktur ve sahip oldukların sence basit şeylerdir. Kaybetmekten de kazanmaktan da korkmazsın. Hayatını öylece yaşamak için yaşarsın
yada sahip olduklarına sahip çıkarsın, kazanmaktan en az kaybetmek kadar korkarsın hayatı dolu dolu an itibariyle yaşarsın. Hayat senindir ve onu da kaybetmeye korkarsın. Bilirsin ki kıymet sadece kaybedince anlaşılır...
Yarın sizin gününüz olsun; çok yaşayınız ve sizde görünüz...