kaygusuz

Kayıt : 6 Nisan 2007 ist- gebze kocaeli
|
|
Benim aşkım tıpkı bir menekşedir, mor, diş izleri gibi Aşkım işler yüreğime çıplak ayağın kumlara gömülmesi gibi Suyun derin öpüşleri susamış gibi hep onun izini gözler Aşkım benim o dingin gece yarısıdır ülkeden ülkeye gider Sensin benim aşkım, gümüşlenir odalarda aynalar senin sayende Biricik aşkım, dalgın aşkım, hava gibi ve sanki değişen gölge Diri aşkım benim, sümbül adımlarıyla yaşamımda yürümektedir Güzel aşkım, ki rengi yüreğimin boyadığı biricik renktedir O uzun gece gömleğinde, yakan aşkım benim, ey kadınım Alevlerin okşamak için toprağa yayılması gibidir cânım Acımasız aşkım, dokunur dokunmaz dağılan bir çiçek demeti Aşkım benim, titrek dudaklarımın yedi iklimde izlediği Aşkım benim, bütün diller onun için bağrı açık gömlektir Yumağı karışmıştır cümlenin ve iki eli böğründe bir haldedir Aşkımın eşiğinde çünkü dil unutur bütün hile ve oyunlarını Başka bir sözcüğüm de yok bu kapıda söylemek için aşkımı Kim anlatabilir ki gün ışığı nedir ve nasıldır bir köre İşte şiir de ölür böyle sevdadan aşk sözleri söyleye söyleye Can verir tıpkı, ayın son çeyreğinde bir yılın bitişi gibi Anıların çürüyüp küflendiği şarkısız bir ülke gibi Yazdım ben bu dizeleri dipsiz uçurumunda mutsuzluğumun Acıdan kıvranırken yarından umutsuz birine benziyordum Bulamayan kazıtmak için bir anlamlı yazıt mezar taşına Güllerin ölümüne benzeyen o iki sözcük Aşkım benim'den başka ARAGON
Amd-x mürid kardeşim için iki elim kanda olsa yanında olacağım bu böyle biline..
|
|